Covid-19 Zenginleri

Paylaş:

Kansu Yıldırım

Covid-19 Pandemisi nedeniyle 22 Şubat 2021 tarihi itibariyle dünya genelinde 111 milyon vaka görüldü, 2.46 milyon insan yaşamını yitirdi. Bir yılını doldurmak üzere olan pandemi süresinde ülkelerin içine düştüğü sadece sağlık krizi olmadı. Sağlık krizine eşlik eden ekonomik ve toplumsal krizler de pandeminin mevcut etkisini derinleştirdi. Sağlık hizmeti sunumunda kamunun özel sektör mantığına göre yapılandırılmasının ve metalaştırılmasının yol açtığı sorunlar, sağlık hakkına erişimde sosyo-ekonomik eşitsizlikler virüsle beraber daha da belirginleşti. Pandemi, bu yönüyle, öncelikle yoksullar, evsizler, mülteciler, işsizler ve alt gelir grubundakiler üzerinde yıkıcı etkilerini gösterdi. Buna karşılık pandemi hem kendi zenginlerini yarattı hem de servet dağılımının dengesini ultra-zenginler lehine bozdu.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yayınladığı bir rapora göre kamu ve sosyal hayata salgın nedeniyle getirilen kısıtlamalar 2020 yılında küresel toplam iş saati süresinde yüzde 8,8'lik bir azalmaya neden oldu. ILO bunun, 114 milyon kayıtlı işsiz dahil toplam 255 milyon tam zamanlı işin kaybı anlamına geldiğini açıkladı. İşsizlik küresel olarak yüzde 1,1 ya da 33 milyon kişi artarak 220 milyona çıktı.[1] ILO verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 55i, yani yaklaşık 4 milyar insan sosyal sigorta veya sosyal yardım kapsamında bulunmuyor, işsizlerin ise yalnız yüzde 20si hükümetlerin işsizlik yardımlarından yararlanabiliyor.

Uluslararası araştırmalarda bölgesel çatışmalar, iklim değişikliği ve pandemi nedeniyle 2021 sonuna kadar 150 milyon insanın aşırı yoksulluğa” düşebileceği, günde 1,90 doların altında yaşayan nüfusun 2020 sonunda yüzde 9,1'den yüzde 9,4'e çıkacağı tahmin ediliyor.[2] OXFAM isimli küresel eşitsizlikleri inceleme kuruluşunun raporuna göre yoksulluğun ve eşitsizliğin daha da derinleştiği pandemi döneminde dünyada günde 12 bin kişi açlıktan ölme riskiyle  karşı karşıya kalıyor.

İşçiler, işsizler, yoksullar, mülteciler, göçmenler, açlık ile hastalık arasında bir tercihe zorlanırken salgının sekiz ayını kapsayan 18 Mart-24 Kasım tarihleri arasında patronların serveti yüzde 34 arttı. Kargo, ulaşım, teknoloji alanlarında faaliyet gösteren tekellerin sahibi ABDli milyarderlerin toplam servetleri 1 trilyon dolar artarak 4 trilyon dolara ulaştı.[3]

Pandemiyle mücadelede en önemli araçlardan birisi olan aşıya erişim konusunda da mevcut eşitsizlikler büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “10 ülke dünyadaki koronavirüs aşılarının yüzde 75'ini alırken 130 ülkeye bir doz aşı bile gitmedi" diyerek aşı adaletsizliğine tepki göstermişti. Economist Intelligence Unit isimli düşünce kuruluşunun öngörüsüne göre ise bazı yoksul ülkeler 2023'e kadar aşı kampanyalarını tamamlayamayacak.

OXFAM’ın geçtiğimiz aylarda yayımladığı eşitsizlik raporuna göre, Jeff Bezos, Bernard Arnault, Bill Gates, Mark Zuckerberg gibi isimlerin bulunduğu dünyanın en zengin 10 kişisinin serveti Mart 2020 ile Aralık 2020 arasında net olarak 540 milyar dolar arttı. Raporda, bu servet artışındaki rakamın tüm dünya nüfusunun aşılanması ve hiç kimsenin pandemi nedeniyle yoksulluğa düşmemesi için yeterli olduğu vurgulandı.[4]

Ne var ki, virüs zenginleri daha fazla zengin etti. Forbes Dergisi’nde yayınlanan araştırmaya göre küresel milyarderler listesine 2020 yılı içerisinde 50 sağlık devi eklendi.[5] Varlık yöneticisi UBS ve şirketlere yatırım danışmanlık hizmetleri veren PricewaterhouseCoopers tarafından Ekim ayında yayımlanan rapora göre, sağlık sektöründeki milyarderlerin servetleri 7 Nisan ile 31 Temmuz arasında yüzde 36,3 artış göstererek, 402,3 milyar dolardan 548 milyar dolara yükseldi. Sağlık sektörü, milyarder servetindeki toplam artışta teknoloji sektöründen sonra ikinci sırada geliyor.[6]

Genevieve Leigh’nin konuyla ilgili analizine göre sağlık milyarderlerinin servetlerinin neredeyse tamamının ortak özelliği, borsa fiyatlarındaki devasa yükselişe dayanmalarıdır. Virüs hızla küreselleşirken, yatırımcılar aşıların, tedavilerin, tıbbi cihazların ve ilgili alanların geliştirilmesinde yer alan şirketlere akın ettiler. Aynı zamanda ABD, Avrupa ve dünya genelindeki merkez bankaları, mali piyasalara trilyonlar pompalayarak borsa fiyatlarındaki yükselişi garantiye aldılar.[7] Sağlık milyarderlerinin servetindeki artış, 2018in başından Temmuz 2020nin sonuna kadar karşılaştırıldığında büyümektedir. Bu dönemde 1.690 sağlık milyoner/milyarderinin sahip olduğu toplam servet, yüzde 50,3 artarak 658 milyar dolara yükseldi.

Görüleceği üzere Covid-19 pandemisi sağlık krizi boyutunun yanı sıra, toplumsal ekonomik eşitsizliği artıran, sağlık hizmetlerinde tekelleşmeye hız kazandıran bir faktör olarak da karşımızda duruyor.

 

[3] US Billionaire Wealth Surges Past $1 Trillion Since Beginning of Pandemic, https://inequality.org/great-divide/u-s-billionaire-wealth-surges-past-1-trillion-since-beginning-of-pandemic/

[4] Covid: Oxfam'a göre en zengin 10 kişinin salgın dönemindeki kazancıyla herkese yetecek sayıda aşı satın alınabilir, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55800992

[6] Genevieve Leigh - “Pandemic profiteers: Forbes adds 50 health care moguls to its list of global billionaires” https://www.wsws.org/en/articles/2020/12/29/bill-d29.html (Türkçesi için: https://www.wsws.org/tr/articles/2020/12/30/bill-d30.html)

[7] Genevieve Leigh - “Pandemic profiteers”