Polis Şiddet Atölyesi

Paylaş:

Dr. Vedat Bulut

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı

Bu yılın ilk yazısını 2020 yılı Sağlık Bütçemize ayıracaktık. Malum nedenlerle başlık değiştirmek zorunda kaldık. Bütçe cephesinde değişen bir şey yoktur. Yine sermayenin lehine, emekçilerinse aleyhine bir bütçe ile karşılaştık. Halk Sağlığı, Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri, Koruyucu Hekimlik için ayrılan pay % 4’lerde kaldı. Böylece insanlar daha da artan pahalılıkla birlikte bozulan yaşam koşulları ve koruyucu hekimlikten uzaklaşan politikalarla daha çok hasta olacaklar, böylece sermaye çevrelerinin kendi söylemiyle “müşteri” sayısı artacak1. Yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya saysanız sayısı 10’dan fazla olmayan şirketlerin iştahına göre planlanmış bir bütçede, emekçilere, sağlık çalışanlarına yine enflasyonun altında eriyen maaşlarıyla dar geçimlilik uygun görülmüştür. İlan ettikleri enflasyon rakamları sahtedir, hükümet yetkililerinin dillerinde ekonomiye ilişkin yalanları dinlemekten usandık. Asur Kralı 2. Sargon’u hayırla yad ediyoruz2.

Türk Tabipleri Birliği olarak 14 Mart Tıp Bayramımızın 101. Yılına doğru yol alırken, ‘’HEKİMLİK YAPMAK İSTİYORUZ’’ ana temasıyla bir dizi eylemlilik planı yaptık. Bu programda 17 Ocak 2020 tarihinde tüm şehirlerde “Sağlıkta Şiddet Sona Ersin” başlığıyla iyi hekimlik yapmak için hastaya yeterli süre ayrılması gerektiğini vurgulayan, 1. Basamak Sağlık Hizmetlerinin verimsizleştirilmesine karşı çıkan ve sağlıkta şiddetin en yoğun olduğu alan olan acil servislerde izdihamın önlenmesine yönelik talepler içeren bir basın açıklamasını hastaneler önünde yapacaktık. Bizler de Ankara’da bu yıl Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni tercih ederek, acil servis önünde basın açıklamamızı yapmak istedik.

“Sağlıkta Şiddet Sona Ersin” basın açıklamasını Anayasanın 34. Maddesini açıkça ihlal eden polisler şiddet kullanarak engellemiştir. Dört arkadaşımız gözaltına alınmıştır. Ancak çok daha önemlisi yapılan bu alçakça uygulama hastanelerde şiddet uygulayan suça meyilli bireyler için de teşvik edici olmasıdır. Adeta şiddet böyle uygulanır tatbikatıyla “Polis Şiddet Atölyesi” bir hastanenin acil servisi önünde gerçekleştirilmiştir. Sağlıkta şiddeti özendiren bu alçakça emri verenler ve uygulayanlar hakkında suç duyurumuz gerçekleştirilecek ve sonuna kadar takibi yapılacaktır. Bu suç çetesinin çekirdeği ortaya çıkarılarak teşhir edilecektir. Her ilde serbest
olan Anayasal hakkımızı ”Burası Ankara” diyerek engelleyen kanun tanımaz suçlulara burasının Ankara olduğunu öğretme zamanıdır. Anayasal haklarımızın keyfi telsiz konuşmalarıyla verilen bir emirle ayaklar altına alınmasına tahammülümüz kalmamıştır. Bu kentte elbette ki işçi cinayetleriyle ilgili bir basın açıklamasının “Madenci Anıtı” önünde, insan haklarıyla ilgili bir basın açıklamasının “İnsan Hakları Anıtı” önünde, sağlıkta şiddetle ilgili bir açıklamanın hastane çalışanlarımızla birlikte hastane önünde yapılmasından daha
doğal bir uygulama olamaz. Bizim diktatörlüğe alışmamızı arzu edenler varsa, dönüp 12 Mart Muhtırası, 12 Eylül Askeri Darbesi dönemlerine baksınlar. O günlerde diz çökmeyenler olarak, bu dönemde de diz çökmeyeceğimizi anlamaları için icat edilmiş bir zeka aşısı maalesef elimizde bulunmuyor. 

Bu açıklamaya izin veren ve olay sonrası Ankara Tabip Odasını arayarak geçmiş olsun dilekleriyle üzüntümüzü paylaşan
Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi yöneticilerine ve bu hastanenin sağlık çalışanlarına teşekkür ediyoruz.

15 Mart 2020 tarihinde hep birlikte Türkiye’nin her yerinden Ankara’ya gelecek sağlık çalışanlarıyla “BEYAZ MİTİNG”
gerçekleştireceğiz ve 17 Nisan 2020 tarihinde “SAĞLIKTA ŞİDDETE KARŞI GöREVDEYİZ, İŞ BIRAKIYORUZ” temasıyla GöREV yapacağız. Acil servisler ve ameliyathanelerde işlerin aksamaması için bu alanlarda çalışma sürdürülecektir. “Sağlıkta Şiddet Yasası” TBMM’den çıkıncaya ve bu konuda hükümet tarafından gerekli önlemler alınıncaya kadar mücadelemiz bitmeyecektir.

  1. https://www.youtube.com/watch?v=3lAJi8fE0Yk
  2. Rahiplerin ne kadar çok yalan
    söylediklerini herkes bilir. Onların ağızlarından çıkanla benim
    bağırsaklarımdan çıkan arasında pek fark yoktur. Asur Kralı II. Sargon. ( MÖ
    765 – MÖ 705 )